Açık denizin zorlu koşullarında seyreden bir gemide tesisat güvenliği, geri dönüşü olmayan operasyonel risklerin önüne geçen en kritik unsurdur. Tuzlu suyun aşındırıcı gücü, değişken ortam sıcaklıkları, yüksek basınç ve ana makinenin yarattığı kesintisiz mekanik titreşim; gemi borulama sistemlerini karadaki tesisatlara kıyasla katbekat yıpratır. Bu sebeple Tuzla ve Yalova başta olmak üzere tersanelerimizde yürütülen yeni inşa projelerinde ya da periyodik havuzlama (dry dock) bakımlarında vana ve flanş seçimi, sıradan bir malzeme tedarikinden öte doğrudan seyir ve can güvenliği meselesidir.

Malzeme Kalitesinde Taviz Verilemez: 316L ve Duplex Çözümler

Gemi makine daireleri, balast sistemleri, sintine hatları ve yangın devrelerinde standart karbon çelikler veya vasat alaşımlar kısa sürede çukurcuk (pitting) ve çatlak korozyonuna yenik düşer. Deniz suyuyla doğrudan temas eden hatlarda molibden katkısıyla güçlendirilmiş AISI 316 ve kaynak kabiliyeti yüksek düşük karbonlu 316L alaşımları asgari sektör standardı kabul edilir. Kimyasal tanker yük hatları ya da kavitasyon riskinin arttığı yüksek debili soğutma devrelerinde ise klorür direncini maksimize etmek adına Duplex (1.4462) ve Super Duplex malzemeler devreye girer. Tercih edilen malzemenin kimyasal analizleri kadar EN 10204 3.1 malzeme sertifikasyonuna ve kusursuz döküm yapısına sahip olması, sert fırtınalarda ve ani hidrolik basınç dalgalanmalarında gövdenin çatlamasını önler.

Hat Dinamiğine Göre Doğru Vana Tipi

Boru çapı, taşınan akışkanın türü, çalışma basıncı ve manevra sıklığı doğru vana seçiminin temel parametreleridir. Balast ve deniz suyu sirkülasyon hatlarında hafifliği, dar mahalle uyumu ve hızlı çeyrek tur açma-kapama kabiliyetiyle paslanmaz diskli kelebek vanalar ön plana çıkar. Yüksek basınçlı yakıt transfer hatları ile hidrolik devrelerde üstün sızdırmazlık güvenliği için iki veya üç parçalı paslanmaz küresel vanalar tercih edilir. Ters akış riskini bertaraf eden paslanmaz çekvalflerde ise yay mekanizmasının ve disk geometrisinin deniz kavitasyonuna dirençli tasarlanması sistemin ömrünü belirler. Ayrıca vana contalarında PTFE, Viton veya deniz suyuna dayanıklı EPDM elastomerlerin seçilmesi kaçak riskini sıfıra indirir.

Flanş Bağlantılarında Titreşim, Basınç ve Galvanik Korozyon Dengesi

Boru hatlarının omurgasını oluşturan flanşlarda ise titreşim ve mekanik gerilim yönetimi esastır. Gemi gövdesinin dalga hareketleriyle esnemesi, boru birleşim noktalarında ve kaynak dikişlerinde yorulmaya zemin hazırlar. Bu nedenle kritik ve yüksek basınçlı devrelerde gerilmeyi boruya homojen aktaran EN 1092-1 (PN16, PN40) veya ASME B16.5 (Class 150/300) normundaki paslanmaz kaynak boyunlu (Welding Neck) flanşlar kullanılır. Montaj esnekliği gerektiren dar alanlarda ise düz ya da serbest (Lap Joint) flanşlar devreye girer. Ayrıca galvanik korozyonu önlemek adına farklı metallerin birleştiği noktalarda dielektrik yalıtım kitlerinin ve doğru conta seçiminin ihmal edilmemesi şarttır.

Tersaneler İçin Güvenilir Tedarik ve Mühendislik Çözümleri

Tersane takviminde her saatin ve hatasız malzemenin hayati değeri vardır. Yanlış seçilmiş bir vana veya toleransı tutmayan bir flanş, seyir esnasında milyonlarca dolarlık plansız duruşlara, arıza maliyetlerine ve çevre cezalarına yol açabilir. Kuzey Paslanmaz olarak, denizcilik standartlarına uygun IACS sınıf sertifikasyonlarıyla desteklenen paslanmaz vana, flanş ve boru bağlantı elemanlarımızla tersane projelerinize güvenilir çözümler üretiyoruz. Yeni inşa ve onarım projelerinizde doğru alaşım, doğru basınç sınıfı ve zamanında teslimat için mühendislik gücümüzle tersanenizin yanındayız.

0 (212) 415 43 55